pizza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pizza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi

İşte O Meşhur Pizza'nın Tarifi

O kadar pizza pizza dedim, insanlara yaptım yedirdim... Bloglara konu ettim... Şimdi de yoğun istek üzerine pizzamın tarifine vericem size... İşte o efsanevi pizzanın tarifi:

Hamur için:
4 su bardağı un
1 çay bardağı zeytin yağı
Yarım su bardağından biraz fazla(4/3) ılık süt
1 yumurta
2 çorba kaşığı Toz Maya
1 tatlı kaşığı şeker
1,5 çorba kaşığı tuz

Sos İçin:
5 çorba kaşığı Domates Salçaşı
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
2 çay kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı kekik
1 çorba kaşığı zeytin yağı
1 ufağından domates
yarım kuru soğan

Üzeri için:
350 gram Kaşar peyniri (mümkünse mozarella)
100 gram Salam (Büyük süpermarketlerde dilimlenmiş olarak temin edebilirsiniz.)
150 gram Kokteyl Sosis (Büyük süpermarketlerde temin edebilirsiniz.)
1 adet Parmak Sucuk
1 adet yeşil Dolmalık biber
1 adet Kırmızı Chili biberi
10 adet biberli yeşil zeytin
3 adet orta boy Mantar
yarım su bardağı mısır



Yapılışı:
küçük bir kapta, ılık sütün içinde şeker ve mayayı eritiyoruz. Daha sonra Un, Zeytin yağı, tuz, yumurta ve mayalı sütü büyükçe bir yoğurma kabına(uygun herhangi bir kap olabilir) alarak yoğurmaya başlıyoruz. Hamur çok cıvıksa bir miktar un, çok fazla koyu hatta un vs karışmamışsa bir miktar süt ilave ederek kulak memesi kıvamına gelinceye kadar(elinize daha az yapışır ve yoğun bir kıvama ulaşır) yoğurmaya devam ediyoruz. Hamurumuzu 20 - 25 dakika kadar dinlendiriyoruz.

Bu arada, sucuk, salam, sosis, mantar, biberler ve zeytini ince dilimleyerek hazır duruma getiriyoruz.
Peynirimizi bir rende yardımıyla ince ince rendeliyor, hazır duruma getiriyoruz.

Dinlenen hamurumuzu, Oklava veya merdane ile açabileceğimiz bir zeminde, zemine ve hamurun üzerine bir miktar un serperek(yapışmaması için) daire şeklinde açıyoruz. çok fazla ince veya kalın olmamasına dikkat edin.

Daha sonra hamurumuzu uygun büyüklükte, altını "tereyeğı" ile yağladığımız tepsiye alıyor, kenarlarını elimizle hafifçe kıvırarak "pizza kenarı" haline getiriyoruz ve önceden 200 - 250 dereceye ayarladığımız fırında bir ön pişirmeye alıyoruz.

Sosun Yapılışı:
Domatesi yıkayıp ikiye bölüyoruz. daha sonra bir kaba domates ve soğanı rendenin ince tarafıyla rendeliyoruz. bu karışımın içine salça, yağ, baharatlar, şeker ve tuzu da ekleyerek karıştırıyoruz. Eğer yeterince akıcı bir kıvamda değil, hala salça gibi katıysa bir miktar su ekleyip tekrar karıştırıyoruz.

10 dakika sonra hamuru fırından çıkartıyoruz. ve üzerini hafifça yağladıktan sonra, kenarlarına taşırmadan sosumuzu bir kaşık yardımı ile yayıyoruz. sosu yaydıktan sonra, peyniri, boş yer kalmayacak bir biçimde sosun üzerine serpiştiriyoruz.

Peynirin tamamını serptikten sonra sırasıyla, salam, sosis, sucuk, mantar, biberleri zeytin ve mısırı uygun biçimde dağıtarak pizzamızın üzerine yerleştiriyoruz.
Yerleştirme işlemi bitince pizzamızı tekrar fırına sürüyoruz. kaşarları eriyip sucukları pişene dek 5-8 dakika boyunca pişiriyoruz.
Fırından çıkarınca, 8 dilim haline getirerek servis yapıyoruz.
Afiyet Olsun ;)

Pizza Time - 17.04.2009

Olm pizzamla meşhur oldum resmen... O kadar diyodum beni seyisliğimle değil yaptığım işlerle anın diye Dil Sonunda buna değer bişey çıktı işte =))


Sırf pizza yapmak için İzmir, Muğla İstanbul ve Kocaeline gittim... Beni ağırlayan arkadaşlara sonsuz teşekkürlerimi ve pizzalarımı sundun (kocaeli hariç :P)

Nedir bu pizzaların sırrı? Neden anne eli değmiş gibi lezzetli :D ben de çözemedim belki de büyük bir istek ve zevkle yaptığım içindir =))

buradan yazıyorum ama birgün herkes pizzamdan yiyecek... Mekan açıcam "Seyisin Yeri" diye {#emotions_dlg.cheesy}

Ankaradaki, özellikle ODTÜ'deki arkadaşların bir çoğu baktı pizzamın tadına... Allah kahretsin çok güzel yaparım :P


Beni ağırlamayı tahhüt eden herkese pizza yaparım. Hangi şehir olursa olsun fakretmez =)) Uygun koşulları ayarlasın ben gelir pizza yaparım Kahkaha

Pizza in the House - 23.04.2009

Wuhuuuu… Yine hocam.com insanıyla görüşme yine bir pizza partisi… bırakmayacak pizza benim peşimiDil çıkar hoş yeni yıla mutfakta pizza yaparak girersen olacağı da bu… ha pişmanmıyım? Hayır ne münasebetKahkaha İstanbuldan Bilal’im gelmiş, Ankaradan Büşra davet etmiş evini açmış, Elif Özlem, Mustafa ve Özlem(batan) gelecekmiş Kahkaha Ben daha ne isterim a dostlar Kahkaha

Biraz gecikmeli de olsa, telefonla 5 dakikada bir “kanka biz geldik bekliyoruz” diye Bilal arasa da nihayetinde Bahçeliye vardım Siritiyor Güzel başlamıştık bakalım… Hep birlikte yürürken Bahçeli Ankaray durağına doğru geyik muhabbetine izin verdik aksın damarlarımızda diye Dil Hoş o gün de Züleyha Gül’ü gördüm yoldaKaş çatmış Sesim sedam çıkmadı hayır :D o sıra başiım kalabalıktı diyelim…
Mustafa ve Elif’le 18:00’da buluşacaktık Ankaray durağında… Tabii ben teyit için aradım Elif’i ve 10 dakika kadar geç kalacağını söyledi bana ufak bir mahcubiyetleMutlu 10 dakika? Önemli değil valla… Ama o 10 dakika 30 dakika gibi geldi sanki Kaş çatmış
Nihayetinde buluşmuş, öpüşüp koklaşmış ve Büşranın evinin yolunu tutmadan önce meşhur pizzam ve lazanyam için alışveriş yapmaya koyulmuştuk bile Gülümsüyor Tam alışveriş yaparken “Büşra oklavan var dimi?” soruma “hayır” yanıtını almam da ilginç oldu tabi Holey Ulen lazanya hamuru açıcam, elle açılırmı deyyüs Siritiyor Hoş, koskoca Makromarkette de oklava olmaması daha da ilginçti. “Şişeyle açarsın, elimizle yayarız” geyikleri arasında, alış veriş yaparken ortaya atılan “aaa Emre Yemekteyiz’e katılmış” sözcüklerinin ortaya dökülmesiyle, ceplerden kameralar çıkar ve kayıda başlanır: “Emre bey yetiştirebilecek misiniz?” yetiştiricem lan tabi {#emotions_dlg.cheesy} kaçın kurasıyım olum ben Gözler
Neyse alışveriş yapılmış, kameralar kapanmış, evin yolu tutulurken muhtelif yerlerde oklava araştırılmaya başlanmıştı. Mustafanın saç problemine %100 çözümü sağlayabilecek olan kuaförün önünde çekilen fotoğraf daha bi efsaneydi zaten.

Sonunda Büşralara varmış, önlüğümü takmış, komşudan alınan oklavayla pizza yapmaya hazır hale gelmiştim. Müstakbel dünyalar güzeli asistanlarımla (Büşra & Elif) mutfakta işe başladık. Arada Bilalin sataşmaları dışında bişi olmadan güle oynaya hoplaya zıplaya hazırlıyoduk pizzayı Gülümsüyor O sıralarda aramıza katılan Özlem(batan) daha da bi sevinmemize sebep oldu tabii…
Pizzaları fırına vermeye başlarken teker teker saat 21:00’u bulmuştu… açlıktan halinsünasyon gören arkadaşlar artık benim elimi kolumu kemirmeye başlayacakken, o daracık mutfağa 4 kişi girerek Guinness rekorlarını alt üst etmiş olan bizim ödülümüz de piştiğini belli eden missss gibi kokularını salmaya başlamıştı.
İçeriğini hazırladığım dizgisini de Elif’in yaptığı o mükemmel pizza sarı – kırmızı ve turuncunun tonlarıyla nar gibi pişmiş olarak karşımızdaydı. Masa zaten daha pizza pişmeden kurulmuş, bardaklar yerleştirilmişti. Sabırsızlıkla bekliyorlardı pizzayı. Açıkçası ben de bekliyodum Gülümse açız ulan{#emotions_dlg.cheesy}
Evet… Evet evet, beklediğimizden de güzeldi pizza… ısırırken gözlerimizi kapatmamızdan belliydi lezzeti (belkide açlıktandır). Mustafa’nın kendini kaybetmesi ayrı bi şey zatenSiritiyor
İkinci pizza masaya gelmiş, ardından ben hemen mutfağa geçip Lazanya hazırlamaya başlamıştım ki içeriden ama doydukk gibi mırıltılar gelmişti… Yer miyim ulan benDil Özlem’i de aldım mutfağa bi yandan bolonez sos ve lazanya yerleştirme diğer yandan üçüncü pizzanın malzemelerini dizme derken gece saat 23:00’e kadar mutfaktaydım… Lazanya pişmiş, üçüncü pizza yenmiş Özlem yurduna ODTÜ’ye dönmüştü…
Karnımız şişmiş gayet memnun bir şekilde dolanırken internette tek tek kendi profillerimize bakarak fotoğraf albümlerimizi yorumladık sözlü olarak… Tamam kabul ediyorum görmemişlik yapmışız Dil
Akabinde “yeter huleayn, kapatın bilgisayarı muhabbet edelim, oyun oynayalım” yakarışları üzerine kapandı bilgisayar ve Hocam… ve çıktı CeZaret oyunu ortayaSiritiyoratılan her yeni zarda yerlerde yuvarlanarak havlayanlar, tek ayak üstünde şarkı söyleyenler, birinin kucağında itiraflarda bulunanlar derken, gülmekten koptuk, yarıldık, yandık bittik külm olduk gittik Siritiyor saatlerimiz 3 – 4:00 sularını gösterirken yapılan Türk kahvesi ile fal bakılacağı izlenimi vermiştim ki bakacaktım zaten Gülümsüyor hem sözüm vardı Elif’e Gülümsüyor
Cezaret oyununda artık 846198246218 tur geçmişken dedik “hadi şişe çevirmece oynayalım”… Büşranın meşhur “ayıcıklı” şişesi ile başladık birbirimize sorular sormaya GözlerEğlenceliydi, herkes dürüst havasını takınmıştı… finalde ben acıkıp kocca bi tepsi lazanyayı kapıp gelmemle bi yandan lazanya bi yandan bana yöneltilen soruları cevaplayarak gerçekten takdire şayan bi performans sergilediğime inanıyorumSiritiyor
Saat nihayet 5:30 iken Bilal ve Büşra yatmış, Mustafa, Elif ve ben hayatın gerçeklerini sorgulamaya başlamıştık. Uyku kırbacını sertçe vuruyordu sırtıma ama yok dayanıyordum Gözler Saat 7:00’de fallara gelmişti sıra. Elif’in “ayy ben bakamam, sallayamam hiiiç” yakarışlarının aksine gayet güzel bi fal bakması çok iyiydi Gülümsüyor Sıra bana gelmişti. Aldım elime Elif’in falını bakarken arada Star Wars kareleri giriyodu fala. Meğer 3-5 saniye uyuya kalıyomuşum fal bakarken Masum Komedi ya öne düşen bir baş ve elde fincan… fotoğrafımı çekmemişler en azından Dil
Sabah 8’e gelirken saat, ben artık pert olmuş gibiydim. Gözlerim kapanıyordu. Artık 30 dakikalık bir uyku yakarışında bulunup koltuğa yattımSiritiyor erkenden kahvaltıya gidecektik çünkü.

Benim için su gibi akıp geçen o 30 dakikada neler olmuş Siritiyor Uyurken kendi telefonumun melodisini mırıldanmışım, kendi kendime muhabbet etmişim falan Siritiyor Uyanınca anlattılarSiritiyorkoptum yaaa Siritiyor hatta fotoğrafımı çekmişler uyurkenSiritiyor
Uyanmışım evden çıkmışız, bi kolumda Elif diğer yanda Mustafa “Bah cangiüüüz” nidalarıyla Nivriye havasında bağır çağır Simitçi arıyoruz 7. caddede… Amcalarım teyzelerim sağolsunlar uzaylı görmüş gibi bakıyolar bize{#emotions_dlg.cheesy} eğlencenin dibine vurduk ama… Sabah sabah güne güle güle başlamakSiritiyor Önünden geçtiğimiz simitçinin kapandığını zannederek 3ncü turumuzu atmaktayken 7. caddede tesadüfen gördük simitçiyi {#emotions_dlg.cheesy} çöktük söylene söylene kendimize yedik yiyeceğimizi {#emotions_dlg.cheesy} Ve ayrılma vakti gelmişti. Mustafa bi yandan Elif ve Ben bi yandan devam ettik yolumuza. Elif, Milli Kütüphane yakınlarında “ya burdan öveçlere yürüyebilir miyim ki?” diye sorunca “neden olmasın, ben de yürürüm beraber gideriz” diye sazanlamasına atladım. Girdim koluna mevlam kayıra… Sabah yürüyüşümüzü de yapıyorduk işte ne güzel GülümsüyorEnem park takıldı gözümüze{#emotions_dlg.cheesy} Zorla, çekiştire çekiştire parka soktum Elif’i, bindirdim salıncağa “sallanacaksın uleeennn” diyerek sallamaya başladım. Salıncakların direkleri sağa sola oynamasaydı belki adam akıllı sallayabilirdim Siritiyor Ama tırstık açıkçası yıkılacak diyeSiritiyor Spor aletlerinde de tepindikten sonra bildiğin “endorfin” sarhoşu bir biçimde güle oynaya teeeeee Çetin Emeç Bulvarına, 4. cadde girişine kadar yürüdükSiritiyor Çok şey konuştuk muhabbet ettik… Hatta kendisinin mükemmel sesi olduğunu öğrendim Elif’inGözler Hatta önüne çöktüm ayaklarına falan kapandım (ciddi) böle bi sese böle bi kişiliğe eğilinmez de kime eğilinir Kaş çatmış
Ayrılırken yüzümüzde ufak tebessüm vardı. Yorgunduk evet… Ama mutluyduk daGülümsüyorHocam.com sitesinin bizim arkadaşlığımıza aracı olması ne güzel Siritiyor demek ki sadece “abazan team” olmuyor sitedeHavalı
Hocam’ın dediği gibi: Bazıları Sosyal Sever Holey aynen öyleSiritiyor