Perşembe

Ağlarken Kim Olsun yanında


Erkek: Ağlarken kim olsun yanında?
Kız: O olsun
Erkek: başkası sadece teselli etmeye çalışır ama o susturur 
Kız: Sadece susturmaz goz yaslarinida siler 
Erkek: hatta üstüne bir de öpücük kondurur ve tebessüm ettirir 
Kız: (: goz yaslariyla islanan yerleri sildikten sonra o hafif nemli buseyle tekrar islatir 
Erkek: işte o zaman dünyanın en mutlu insanısındır ve ilk kez yüzündeki bu nemin kurumasını istemezsin)
Kız: Kurumasın tekrar öpsün diye naz yaparsın


Erkek: Sonra sarılırsın ona, hissedersin tüm sıcaklığını için titrer birden =) ve bu sefer mutluluktan ağlarsın. çünkü o vardır yanında 
Kız: Ve hic birakmasin istersin
Erkek: çünkü o kolların arasındayken, bütün sıkıntılar uçar gider. güvendesindir, huzurlusundur
Kız: gunesin huznu vuruo sankii denizin uzerine bi gun daha gecio onla birlikteee o var ya yaninda kara geceler viz gelir bana 
Erkek: Hani bakarsın ya gökyüzüne umutla, o sırada bir yıldız kayar, işte hep o kollarda kalmayı dilersin o zaman. Onunla her şeyin üstünden gelebileceğini düşünürsün. çünkü o senin gücündür, nefesindir 
Kız: Gecelerine vuran ay isigidir..odur en huzurlu aninda denizlerine vuran yakamoz'larin...sevgisidir sana güc veren 
Erkek: Öyle bir güçtür ki, keser ayaklarını yerden, dindirir ağrılarını, kalbin daha güçlü atar, her çarpışında onu anar 
Kız: En aciz dustugun anlarda..icini acitan yoklugunda, o vuruyordur damarlarina, o geziyordur kaninin her damlasinda.. "o" diyordur aciz bedenin her kalbinin atisinda... 

Erkek: Ansızın uyanırsın uykundan, kalbin onu ister çünkü, bağımlısındır ona, son hücrene kadar ararsın yokluğunda. Derin bir iç çekiş ve kendini teselli etmeye çalışırsın ama olmaz, onsuzluk gerçekten çekilmezdir 
Kız: Yoklugunda terbiye edersin gonlunu, avutursun gecerlerdee onsuzlugu karartirsin gunlerin...sokagin ucundakii isikta ararsin golgesini 
Erkek: Bir mum gibidir onsuz hayatın, eritir seni her saniyesi... Umutların o mumun alevine karışırken, bedenindeki soğukluğu ve gözlerindeki nemi hissedersin... En başa dönmüşsündür... ağlarken yanında "o" olsun istersin 

Ten Kokusu

Kız: 
bazen dusuncelerime yenik dusuyorum, belkide bu benim kendime isteyerek verdigim bi yenilgi, cunku dusuncelerim beni her seferinde dipsiz bi kuyuya itiyo, kapkaranlik dapdar, surekli dusuyorum, dususun verdigi hizla saclarim dalgalaniyor, bundan bile mutlu olmaya  calisiyorum cunku bedenim mutlu olmaya ac...

Erkek:  hayatın parmakları geziniyor tenimde, düşerken hissediyorum saçlarım okşayışını. gözlerimden iki damla yaş süzülüyor hızıyla düşmenin, biri aşk diğeri sana olan hasret. gözlerimi kapatıyorum sonra, rüzgar kavrıyor bedenimi, hissediyorum... yaklaşıyorum sensizliğe daha fazla...

  Kız: 
ellerim ayaklarim uyusuyor, hareket halindeyim ama hareket edemiyorum, istiyorum ama ulasamiyorum, bakiyorum bagiriyorum ama duyuramiyorum, uzaniyorum tutamiyorum, kalbimin krizleri sanki dipsizligin icinde yasayan cani bi canavar gibi beni sarip yok etmeye calisyo, ama ben tek bi sey dusunuyorum, sen, senden ne kadar uzaklastigim, ne kadar caba sarfetmem gerektigi sana geri donebilmek icin... 

Erkek:   Ciğerlerim parçalanıyor her adını haykırışımda, ağzıma gelen kan tadı kadar gerçek senin yokluğun... Umutlarım, umutlarım kaybolmamalı, ölüme giderken bile, karanlığa gömülürken bile... Belki tutamayacağım elini bir kez daha, bakamayacağım gözlerine, öpemeyeceğim dudaklarını, hissedemeyeceğim tenini tenimde... Artık ağlayamıyorum bile, gözyaşlarım kurudu gözlerimde... korku yerini hissizliğe bıraktı... daha fazla bulanıyorum sensizliğe...

Kız: 
seni goruyorum, bembeyaz isil isil bir yerdesin, dimdik durmus bana bakip gulumsuyorsun, derken azrail geliyor ve seni benden koparip aliyor, o sirada kalbim yerinden firliyor azraile dogru kosuyorum, ayakarina kapanip yavariyorum onu bende alma diyorum......ve uyaniyorum nefes nefeseyim, kan ter icindeyim sana bakiyorum, tum masumiyetinle misil misil uyuyorsun opmeye korkuyorum uyanirsin diye 
sokuluyorum yavasca, kabus sirasinda ayaklarim ellerim ayaklarim buz gibi olmuss, sokulup isiniyorum,... tekrar uyumak istemiyorum cunku kabusun devamini gormekten korkuyorum

Erkek: 
sonra kararıyor her şey... tekrar açıyorum gözlerimi, yoksun yine... karanlığın dipsiz kuyusunda hala düşüyorum yalnızlığına... Sana aşık olmayı, seni sevmeyi hatırlıyorum tekrar... kurumuş gözyaşı pınarlarım sızlıyor artık hiç gözyaşım kalmadığı için... sessizlik... sadece sessizlik... çıldırtıyor beni, duyamıyorum hiç birşey... neden yoksun ki yanımda... neden aldılar seni benden... biliyorum oradasın, elimi uzatsam tutabilirim belki... sana çok yakınım, ama çok uzağım... korkuyorum... Sensizlik üşütüyor beni, teninin tenimi ısıtmasını özledim yine... Uykumdan uyanıyorum her an senin haykırışını duyarak... korkuyorum... çok korkuyorum...

Kız: 
cesaretle basladim ben bu yola, her ne olursa olsun seninle olmaya, sen den once boslukta savruluyodum, ama sana carptim ve sen beni tum gucunle sarip yanina aldin, sut nasi kahvenin sertligini kiriyorsa sende benin sertligimi yumusatiyosun, vucudumun her zerresi senin icin yazsiyor, beynimin btun hucrelerinde senin adin yaziyo.. bana bak sadece bana bak.... biliyorum.. 
biliyorum... icindeki korku ve korkunun getirdigi aliskanlik seni benden uzaklastiriyo.. dikkat et ben hala burdayim senin yanindayim, bensizlik korkusu seni bensizlige alistiriyo fark et hisset, bedenim sicakliginda kavrulana kadar, tenim catlayana kadr, kolarinda yok olana kadar senin olmak istiyorum...

   Erkek    : 
Sanki teninin kokusuyla doldu bünyem bir anda... bu sonsuz düşüşümde uyandım uykumdan, gözlerim bu kokunun sahibini aradı çaresizlikle... Beyaz, bembeyaz bir ışıkla çevriliydin, evet oradaydın... ellerimi uzattım sana, tut lütfen ellerimi... sarılayım sana doya doya, koklayayım tenini, öpeyim dudaklarından... Nolur gitme, uzaklaşma benden... Boş umutlarla doldurdum bünyemi biliyorum... yine olmayacaksın yanımda, tutmayacaksın elimi... özlemlerimle birlikte kaybolacağım yalnızlıkta... Sarmak istiyorum seni kollarımda, bana gel, okşamak istiyorum saçlarını, bakmak istiyorum bir ömür boyu gözlerine... Tut elimi, bütünleşsin bedenlerimiz, tek vücut olalım bu karanlığa inat...

 Kız: 
sen, senki beni dunyanin tek mutlu varligi ilan eden, senki benim dier yarim olan, senki beni seninle var eden, anlatilamaz duygulari yasatan, ilk gunahim olan sen, damarlarimda dolasan kan gibi, baktigimda gozlerimi kamastiran isik gibi, usudugumde titredigim an yaninda istiyorum seni, sarap gibi akip gitmek istiyorum damarlarinda, kulaklarindaki ruzgarin ugultusu olmak istiyorum her saniye... 
Aldigin koku olmak istiyorum... seninle terlemek istiyorum, bedenimi sennle doldurmak istiyorum, bakiyorum sana, baktikca icim urperiyor nazarim degicek die korkuyorum, goz yasimin tek bir damlasinin binde biri kadar seviyor olsan bile, ben senin icin olmeye hazirim...
  
   Erkek: 
O zaman gel tut ellerimden... çek beni yalnızlığımdan... sarılayım sana, koklayayım saçlarını, kaybolayım gözlerinin içinde... Kaplasın bedenimi varlığının sıcaklığı, ısıt içimi her bakışlarınla... yüreğime dolanan saçların daha da sıksın, durdursun kalbimi... kollarında olsun ölümüm... Yalnız kalmak istemiyorum... istemiyorum sensiz ölmeyi... Mülteci olmasın varlığın bedenimde... akmasın bir damla daha yaş gözlerinden... Asılmasın artık o güzel yüzün... Bir bütün olalım bu karanlığa inat, aşkın kalbimi, tenin tanimi ısıtsın... üşümeyelim sonsuza dek... Düşeceksek beraber düşelim, giderim seninle ölümlerin en büyüğüne bile... ama seni bu kadar istemek bile bencillik geliyor bana... kıyamıyorum seni üzmeye...
  
Kız:
 ben seninle varim, kaybolurum kaybolan sende, bu karanlikta el yordamiyla tutuyorum ellerini... ve gunes parliyor, iste oldu diyoruz... dusunme yalnizligi, biz beraber olucez, cennetin kapilari bizim icin bekliyor olucak, biz sicakligimizla kendimiz kavrulacagiz, gozlerimiz sadece birbirimizi gorucek... bedenimiz sadece birbirimizi hissedicek... biz sevgimizle birbirimizi hak etmis olucaz. 
Tek istedigimiz olan birbirimiz olucaz... aska susamis bedenlerimiz asla doymayacak, kokumuz karisicak, cunku sen ben , ben ise sen olucaz...
  
Erkek       :
Bir bütünüz bedenlerimiz ayrı olsada... soluksuz kalırım sen olmayınca... sıkıca sarıldım anılarına... gevşek tuta ellerini sıkca kavradım... izin vermeyeceğim düşmene, bırakmayacağım karanlıkta seni yalnız... korkma, hep yanındayım ben... kendimi atarım ateşlere, kendi başımı keserim gerekirse... Dinle bak, şehir çok sessiz bu gece... sensiz çok yalnızım, biliyorum... kana kana içeceğiz aşkı, yudum yudum... İçtikçe çoğalacak, içtikçe kaplayacak bedenimizi, içtikçe daha da bütünleşeceğiz... hissediyorum seninde içinde yanan ateşi... kor halindeki sevgini... haydi tutuşturalım sönmeye yüz tutmuş bu ateşi... yeniden yansın bedenimiz alev elev aşk ile... açlığım, susuzluğum, havasızlığım sen olunca kalmayacak... sen benim ihtiyacım olan her şeysin... sen benim damarlarımda dolaşan kansın... ben seninim... sadece senin olacağım...

Kız: 
terin terime karissin, mutlu olalim her saniye, akip gidelim birlikte, haykiralim susmayalim sehrin sessizliginde, yanki yapsin cogalsin sesimiz, geri gelsin bize, sehrin her kosesinde bir ani birakalim bizi hatirlaticak, seninle bastigim yerlri tekrar gezmek istiyorum, cunku sen olmasanda yanimda ben yine hissedecegim sicakligini isinacagim seninle hava civi gibi olsada, hissedecegim seni bedenimin her noktasinda, sinirlerim tutusucaz, seni hissettigimde, ellerim ellerindeyken, bedenim kollarindayken, hic olmadigim kadar gururluyum, mutluyum, dudklarimizdaki harlanan yangini sondurelim, ama atesimizle butun sehri yakalim,

 Erkek       : 
Söndüremesin kimse çıkan yangını... sedece biz ıslah ederiz kendimizi... tutkuyla birleşen dudaklarımızdaki o kor kalbimize ve ütün vücudumuza yayılsın... teninin tenime her değişindeki o ürperme, içimdeki her garip kıpırtı birer kıvılcıma dönüşsün... omzuna kondurduğum öpücükle tutuşan bedenlerimizi paylaşalım... aşkımızın ateşiyle yanıp kavrulan bedenlerimizden düşen her ter damlası bir lav gibi yaksın, eritsin düştüğü yeri... Soğumadan, bir ömür boyu alev alev yanalım... tekrar ve tekrar birleşsin dudaklarımız... soluğunu içimde hissedeyim... yüzüme vuran nefesin yangınımı hafifletsin. Karanlığa inat, yalnızlığa inat, insanlara inat bir bütün olalım, gittikçe büyüen aşkın ilk kıvlıcımlarını devasa yangınlara çevirelim...
 Sonra duralım birden, gözlerimiz birbirini yakalasın, ruhlarımız elele tutuşsun. yüzündeki tebessüme bakarken saçlarını okşayayım ve sevgi kelimeleriyle aşkımı tekrar ve tekrar dile getireyim... sen kollarımdayken korkmuyorum ölümden...
  
Kız:
 ben ne olumden korkuyorum seninle, nede ucurumun kenarinda seninle olmaktan, korkmuyorum hicbir fani beladan, korkmuyorum bunu soylemekten seni deliler gibi seviyor her saniye yanimda istiyorum... umut fonda kalsin, sahnede biz olalim, oyunun sonunda askimizin kulleri yeniden alevlensin, birbirimizi severek yorulalim... mutluluga ulasalim nirvana gibi, yaslanalim beraber...

 Erkek
Tuttum ellerini, bırakmayacağım asla. Aşkın sarmaşık gibi dolandı her yanıma, beni boğar yalnızlığın, öldürür hasretin. Sensiz yaşayamayacağımı biliyorum... Bu hayat sahnesinde sergilenen en güzel oyu olacak aşkımız; saatlerce ayakta alkışlayacak insanlar... Hoş insanlar umrumda bile değil, sen yanımda oldukça hiç birşeye ihtiyacım olmaz. Ay ışığında sevişirken artan vücut sıcaklığımz yüzünden terleyen bedenlerimiz, umrumda değil dünya. Ellerin gezinirken göğsümde, dudakların okşarken dudaklarımı, ne insanlar umrumda olur, de bu dünya... Biliyorum ki cennet bile çekilmez olur sensiz...

Kadın - Erkek İlişkileri Üzerine


Aslında erkeklerin bir çoğu bayanların peşinden koşarlar. Ve aslında kendileri söyleyemezler sevdiklerini. ancak kızlardan ilgi yakaladıkları anda bir şeyler olur sanki birden kıymete biner. Hani bir eşyayı atacaksınızdır, bir başkası istediğinde birden kıymete biner ya aynen o şekilde.
Erkekler yapıları gereği, çoğunlukla kolay elde ettiikleri her şeyi çok kolay harcarlar. Daha dün peşinde sürünen o adam, şimdi ulaşılmazı oynamaktadır. Neden? Çünkü bu sefer sen hoşlanmışsındır ve yaklaşmışsındır ona.
Aslında yaptıkları şey kolaylıkla açıklanabilir. Kızların peşinden nasıl koştuklarını kendileri çok iyi bilir ve karşı tarafın biraz fazla ilgilendiğini anlayınca, bir kızın da aynı şekilde kendi peşinden koşmasını arzu eder, böylece egosunu tatmin etmekle kalmaz, kendi ortamında da "aklınca" statü edinir. Saçmalığın daniskası!
Tamam kızların büyük bir çoğunluğu kolayca şimarır ve burnu havada gezer, kendisini dünyanın merkezinde zannedenler de fazladır. Ancak şunu bilmekte de fayda var; yalnızca çaresiz kızları bu şekilde peşinden sürüklersin.
Kendini bilen kızlar bu hareketi farkettikleri zaman, hoşlanma seviyelerine göre belirli bir süre daha ilgilenmeye devam eder. Ancak karşısındakinin havası daha da artınca ve arka tampon gökyüzünde dolaşmaya başlayınca, kız da "eahhhh! yeter ulan! der . Böylece o peşinde dolaştığını iddia ettiği kızı kaybetmiştir.

"Kızları peşinden koşturmak" terimi erkekler için EGO tatmin eden bir unsur olsa da aslında acizliktir çoğu kez. Nedeni açıktır: Kızlar peşinde koşabilir ancak sen o kızları elinde tutamayacak kadar yeteneksiz ve yazık bi insansan kızlar gider... Önemli olan o kızları elinde tutabilmek yani mutlu ve memnun edebilmektir...

Çenem düştü biraz =)) Ancak benim bu konudaki düşüncelerim bunlar. Neden mi? Bu büyük hatayı 2 yıl önce ben de yaptım ve çok değer verdiğim bir kızın parmaklarımın arasından kayıp gitmesini seyrettim...
Kızlar değer görmeyi ister, şimartılmayı ister, erkeğin de şimarması normaldir ama burnu havalarda gezecek kadar değil. "Kızlara hakkettiği gibi davranmak" kavramını onları süründürmek olarak algılıyorsa bir erkek yazık... Kızla hakettiği gibi davranmak sana nasıl ise ona da aynı şekilde davranmaktır.

Çarşamba

Ben Sadece "ARKADAŞ"ım

Ben sadece arkadaşım
Ne eksik ne de fazla
Bakarken o gözlere  sadece duygularını görürüm
Ellerini tutarım ama sadece tutarım
Okşayamam, öpemem o elleri
Saçlarında gezinen elim teselli içindir
Sana bakışlarım, gerçekten ailemden birine bakar gibidir
Ne art niyet vardır, ne de şehvet
Ben sadece arkadaşım
Elimden sadece bu gelir
Yanında sen olduğun için dururum
Masum bir sevgidir içimdeki
Ne bir tutku ateşi yakar yanağıma kondurduğun öpücük
Ne de içimi dağlar sarılman
Senin yanındayım, çünkü değerlisin
Seninleyim çünkü o yolda omuz omuza yürüyoruz
Seninle konuşuyorum çünkü kendime geliyorum çoğu kez
O garip sıkıcı dünyadan çıkıp
Koşarken mola verdiğim o anlardan biri gibi çünkü
Zindelik veriyor seninle muhatap olmak
Ben sadece  arkadaşım
İçimdeki öfke kendine zarar verdiğin için
Bile bile yaptığın yanlışları için
Kıskanırım ama değer verdiğim insan
Bazen değmeyen insnlara değer verdiği için
Çekerim seni kranlıktan, uzatırım elimi
Çünkü kıymetin büyüktür bende
Çünkü önemlisin sen kendin bu önemi vermesen de
Ben sadece arkadaşım
Ne bir eksik ne bir fazla
Öpemem dudaklarından tutkuyla
Düşünemem bile
Gözlerinin içine bakarken aşk sözcükleri fısıldayamam
Bazen, tek başına geceye dalarken sen
Yanındaki omuz olurum, ama sadece o kadar
Gecenin romantizmini sana bahşedemem
Çünkü,
Ben sadece arkadaşım
Ne bir eksik ne bir fazla...

Salı

Rüzgar

İşte yaşam denilen o rüzgar esiyor yine
Uzaklardan umut kokusu taşıyor burnumun ucuna
Korkuları da saçlarımı okşarken alıp götürüyor
Gözlerimi kısıyorum, çünkü yaşla doldular,
Ellerimi sıkıyorum, çünkü bomboşlar,
Ve güneş... Batalı 4 ay oldu...
İşte yaşam denilen rüzgar esiyor yine,
Ürpertiyor bedenimi yepyeni bir heyecanla
Aşındırıyor tenimi zamanın izleri gibi,
Uğulduyor kulaklarımda, uzaktan gelen bir şarkı gibi
Ve tadını alıyorum esintiyle gelen mutluluk polenlerinin
Ve güneş... Batalı 6 ay oldu...
İşte yaşam denilen rüzgar esiyor yine,
Bu sefer daha sıcak, bir sevgilinin nefesi gibi
Uzaktan sesler getiriyor, yaşamın koşuşturmacası gibi
Terletiyor bedenimi, sanki heyecanlanmışım gibi
Ellerimi açıyorum, çünkü bir kelebek kondu,
Tıpkı yeni bir başlangıç gibi...
Ve güneş... Nihayet doğdu...
Antartikada yaşamak gibidir hayat,
Bazaen gece olur bitmez zannedersin, ancak,
 daha uzun sürer gündüzleri,
Ve elini yeniden açtığında,
Karşında görürsün o umut rüzgarının getirdiği,
Zarif, narin bir o kadar da güzel kelebeği....

Cuma

Gece karanlık ama sadece ışığın yokluğundan. Elbet ışık tutarsan aydınlanır. Sırf güneş battı diye küsülür mü hayata? Antartika'da bile güneş doğuyor, 6 ayda bir de olsa...

Çarşamba

Publius Vergilius Maro diyor ki...

"İnsanlar bazen o kadar hassaslaşırlar ki, bir kelebeğin kanadındaki narin pullar misali kırılgan olabilirler. Çok dikkatli dokunmak hassas olmak gerekir yaklaşırken. Eğer dikkatsiz olursan bir dokunuşta anıları, hayatı, duyguları dökülüverir bulunduğu desenden. Sonunda o mükemmel desen yerine yer yer rengini yitirmiş bir hayat kalır elinde."

Salı

Bir bilge der ki...

"Sadece kökü sağlam olan ağaçlar olduğu gibi kalır, büyürken de özlüğünü korurlar. Kökü ince olan ağaçlar her mevsimde, her toprak değişiminde ya yapılarını değiştirirler, ya da ölürler. O yüzden sırtını dayayacağın ağacı iyi seçmelisin ki, bir gün önce güneş varken sana açtığı çiçeklerini bir gün sonra güneş batınca toprağa atıp seni bırakmasın"

Pazartesi

Gecenin şarkısı...


Here comes the rain again
Falling on my head like a memory
Falling on my head like a new emotion

I want to walk in the open wind
I want to talk like the lovers do
I want to dive into your ocean
Is it raining with you?

Talk to me, like lovers do
Walk with me, like lovers do
Talk to me, like lovers do
Ooh oh

Here comes the rain again
Raining in my head like a tragedy
Tearing me apart like a new emotion

I want to breathe in the open wind
I want to kiss like the lovers do
I want to dive into your ocean
Is it raining with you?

Talk to me, like lovers do
Walk with me, like lovers do
Talk, to me, like lovers do
Yeeeeaaah

So, talk to me, like lovers do
Walk with me, like lovers do
Talk, to me, like lovers do
Yeeeeaaah

Here it comes again
Here it comes again now
Here it comes again

Here it comes
Here it comes again

Here comes the rain again
Falling on my head like a memory
Falling on my head like a new emotion
Here it comes again
Here it comes again

I want to walk in the open wind
I want to talk like the lovers do
I want to dive into your ocean
Is it raining with you?

Here comes the rain again
Raining in my head like a tragedy
Tearing me apart like a new emotion
Here it comes again
Here it comes again

I want to breathe in the open wind
I want to kiss like the lovers do and
I want to dive into your ocean
Is it raining with you?

Perşembe

uzun zamandır bir şeyler yazmadığımı farkettim, seni çok mu boşladım ne blog :)
İş güç seceresine dalınca malumunuz aklımızdan çıkıyor pek çok şey, ama bir şeyi unutmamak lazım: yaşamayı. Evet bazen yaşamayı da unutabiliyor insan.
Yine İsrail... Yine dehşet... Ancak bu seferki durum çok farklı. Bu sefer namlunun ucunda Filistin değil Türkiye var. Birleşmiş Milletler yardım gemileri var.
Sizce de yapmaya çalıştıkları şey belli değil mi? o yardım gemilerinin yakınlarında bulunan güya "dost" ülkelerin, BM ülkelerinin savaş gemilerinden hiç birinin beyaz bayrak çekmiş bir yardım gemisine saldırılmasına müdahale etmemeleri?
Evet, şunu anladık: Türkiye yine yalnız kaldı. Tarih her zaman tekerrürden ibarettir. Uzun zamandır bu tarz konularda konuşmadım, konuşmuyorum ancak artık aklımdakileri insanlarla paylaşmanın vakti gelmiştir:

Türkiye'nin bulunduğu coğrafya konumu itibari ile yüzyıllardır hep hedef, elde edilmek istenen nokta olmuştur. Bunun kanıtını tarih kitaplarını açıp bakarak görebiliriz. Yüzyıllarca, onlarca savaşa sahip olmuş olan Anadolu veya güncel adıyla Avrasya, savaşlar ve şiddetle elde edilemeyince kullanılan yöntem ve politikalar üzerinden tekrar geçilmiştir.
Öncelikli olarak içsel müdahalelerle, din, dil, kültür yozlaşması, ardından ekonomi ve politikanın en sonunda da hukukun rayından çıkarılması ile, kendine ve hatta çevresindeki ülkelere fazlasıyla yetebilecek bir ülkenin, felç bir yaşlı gibi ele güne muhtaç hale getirilmesi bu oyunların ilkidir. İkincisi sırtımızı sıvazlayarak, cesaretlendiren, önümüzdeki bir kaç adımda ön ayak olan güç ve yönetimler. Aslında bu verilen gaz ve kuru cesaretin de çıkmaz sokağa ulaştığını bilmek de ne kadar sevindirici değil mi?

İsraili sözde kınadılar, Türkiyeyi yüreklendirdiler, elçi yaptılar. Ve sonunda vurulan yine biz olduk. Evet arkadaşlar yüzyıllarca etik olan "elçiye zeval olmaz" görüşü vardı ya; artık yok.

Bundan sonra olacakları söyleyeyim:
Türkiyeyi destekleyecek ülkeler? yok öyle bir durum. Amerika, Almanya, İngiltere ve Fransa tamamen İsrail yanındalar. Ermenistan ise ortaya bir "sırtlan" edasıyla çıkacak ve kapabildiği kaçırabildiği parçalarla uğraşacak. Bir cephe savaşı olacağını sanmam. Ancak soğuk savaş kriterlerine uygun bir konumdayız. Öncelikle kimyasal ve belki biyolojik bir kaç saldırı, ardından kışkırtılan halk ve topluluklar ile ortaya çıkan isyanlar. Evet, insanların istediklerini alması için gerekn kaos ortamından bahsediyoruz.
Maalesef ülkemizde çok fazla "ayrım" gösteren topluluk var: Alevi, kürt, ermeni, yahudi, komünist, faşist, solcu, nurcu...
Bu kadar topluluk, bu kadar ayrı görüş... Daha kendi iç sorunlarına yönelmişken ülke, en iyi ihtimalle bir darbe veya sıkı yönetim en azından bu tarz bir kaosun bastırılmasında yardımcı olabilir. ancak benim öngörüm, maalesef yurt dışından güya yardım edecek ülkelerden yardım isteme politikası olacaktır.
Hatırladınız mı bu senaryoyu? Almanya, İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya... Ne kadar da yardımcılar değil mi...
Evet arkadaşlar, ülkenin parçalanmasına az kaldı. Etrafınızdaki olaylara kulak kabartın. Bunlar komplo teorisi değildir. PKK bile bu sorun yanında küçücük kalmaktadır.

Atatürkçüyüm diye geçinip, kıçını kırmış oturmuş, hiç birşey yapmayıp konuşan insanlar bu politikaya ilk razı gelecek olan insanlardır.
Milliyetçiliğimizi göstermemiz, ülkemizi, vatandaşlarımızı, kültürümüzü sahiplenmemiz gerekmektedir. çok az bir zaman kaldı...

Çok az...

Pazar

Nasıl bir ruh halidir, nasıl bir durumdur bilemedim. içim bi garip, huzursuz... nedir bu sıkıntı nedir bu rahatsızlığın sebebi.
Korkular? evet...
Belki de...
hayır hayır henüz değil... olmamalı...
olmamalı...

Cumartesi

Day and Night

One day, i will see you day and night,
One day, i will search you day and night,
One day, i will want you day and night,
One day, i will feel you day and night,
One day, i will choose you day and night,
One day, i will love you day and night,
One day, i will fight for you day and night,
One day, i will think you day and night,
One day, i will save you day and night,
One day, i will hurt you day and night,
One day, i will cry for you day and night,
One day, i will pray for you day and night,
One day,  you will leave me alone day and night,
One day, you will kill me day and night,
One day, you will cuckold me day and night,
One day, you will forget me day and night,
One day, he will abandon you in a night,
One day, you will remember me day and night,
One day, you will remember my death day and night,
One day, you will think me day and night,
One day, you will cry for us day and night,
One day, you will understand; you are alone,
And one day...
You will be alone day and night...